İş Hayatı etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
İş Hayatı etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

31 Mayıs 2015 Pazar

252

Bir insanın çalışmak için doğal dürtüsü - inisiyatifi, kendiliğinden yaratıcı enerjisi kaldırılıp yerine dışsal dürtü ve zorlama konulduğunda tembel ve dikkatsiz bir işçi olması kaçınılmazdır.

*Mülksüzler - Ursula K. Leguin

12 Ocak 2012 Perşembe

127

Otorite her şeyden önce mantık ister.

*Küçük Prens - Antoine de Saint Exupéry

1 Haziran 2011 Çarşamba

59

Sermaye durmadan büyümek için istikrar, barış ve güven ortamı ister. İstikrar artan fiyatların istikrarsızlığı, enflasyon istikrarsızlığı ve bu istikrarsızlığa halkın istikrarlı olarak baş eğmesi demektir. Barış sermaye kendisi örgütlenirken emekçilerin örgütlenememesi demektir. Güven ise sermayenin güvenli ortamda sömürüsünün devam etmesi ve halkın buna sessiz kalmasıdır.

*Korkudan Korkmak - Aziz Nesin

55

Aslında sermaye ödenmemiş emekten başka bir şey değildir.

*Korkudan Korkmak - Aziz Nesin

20 Mayıs 2011 Cuma

21

İşimiz hiç olmazsa bizim aklımızı başka yere çeker, bize mükemmellik umutlarımızı yerleştireceğimiz harika bir sabun köpüğü sağlar,ölçüsüz endişelerimizi nispeten daha küçük çaplı ve başarılabilir birkaç amaca yoğunlaştırır. Bize üstünlük duygusu verir, saygıdeğer bir şekilde yorar bizi, masaya yemek koyar. Bizi daha büyük dertlerden uzak tutar.

*Çalışmanın Mutluluğu ve Sıkıntısı - Alain de Botton

19

İnsanlık tarihin çoğunda, çalışanların görevlerini enerjik ve hünerli bir şekilde yerine getirmesini sağlamak için gereken tek araç kırbaçtı. Ama yeterli performansı çalışanların sadece korkutulmasını ya da boyun eğdirilmesini değil, önemli derecede rızasını da gerektiren işlerin ortaya çıkışıyla, insan çalışma kurallarının yeniden yazılması gerekti.

*Çalışmanın Mutluluğu ve Sıkıntısı - Alain de Botton

18

Harcadığımız çabalar genellikle dayanıklı fiziksel bir karşılık bulamaz. Bizler, geçen yıl ne yaptığımızı ve daha da ötesi, nereye gittiğimizi ve ne kadar ettiğimizi düşünüp durmamıza yol açan, elle tutulmaz, dev kollektif projelerin içinde seyreltilmiş haldeyiz.

*Çalışmanın Mutluluğu ve Sıkıntısı - Alain de Botton

15

Tüm toplumlar işe daima çok büyük önem vermiştir, ama çalışmanın bir ceza yahut eziyet olmadığını düşünen ilk toplum bizimkisidir. İlk kez biz, finansal bir zorunluluğun yokluğunda bile çalışmamız gerektiğini düşünüyoruz. İş seçimimizin bizim kimliğimizi belirleyeceği o denli benimsenmiştir ki, yeni tanıdığımız kişilere sorduğumuz en ısrarlı soru, nereli oldukları ya da ana babalarının kim olduğu değil, ne yaptıklarıdır ve anlamlı bir varoluşa giden yolun mutlaka, kazançlı bir iş kapısından geçmesi gerektiğine dair varsayım çok güçlüdür.

*Çalışmanın Mutluluğu ve Sıkıntısı - Alain de Botton

19 Mayıs 2011 Perşembe

13

Anlamlı bir iş nedir? Yaptığımız işin anlamlı olmasını dilerken istediğimiz şey, başkalarının mutluluğunu arttırma şansından, dünyanın bilgi, verim, sağlık, bilgelik ya da güzellik hazinesine ne denli sınırlı olursa olsun, bir katkıda bulunmayı başardığımızı hissetmekten başka bir şey değildir ve bu arayış, zenginlik ve statü kazanma yönündeki, daha çok bilinen ve herkesçe tanımlanan dürtülerin yanı sıra, bizim yapımızın doğuştan gelen ve kolay kolay yok olmayan bir parçasıdır.

*Çalışmanın Mutluluğu ve Sıkıntısı - Alain de Botton